Kaynak: Alıntı makale: Outsmart Your Brain: An Instruction Manual by David Krueger MD

 

Bir grup yöneticiye seminer veriyordum. Onlara ilk şu soruyu sordum:  

‘Aranızda geçen ay sarı bir cip (Jeep) gören oldu mu ?’                                                 

24 kişiden biri el kaldırdı.Bunun üzerine onlara bir görselleştirme egzersizi yaptım:

1.Gözlerinizi kapayıp sarı bir cip hayal edin. Detaylarını gözünüzde canlandırın.

2.Cipin etrafında dolaşın, tekerleklere, kaportaya, döşemelere bakın.

3.Yolcu kapısını açın. Direksiyona, koltuklara, ön panele bakın.

4.İçeriyi koklayın, koltuklara dokunun, çalıştırın ve motoru dinleyin.

Şimdi gözlerinizi açın ve haftaya ne olacağını görün...

Onlara eğer haftaya sarı bir cip görürlerse beni aramalarını söyledim. 22’si, ilk üç günde, sarı bir cip gördüklerini bildirmek için beni aradı.

                                                ....

Ne olmuştu? Ne değişmişti de hemen herkes sarı cipi görmüştü?Gördüklerimiz -radarımıza takılanlar- inanç ve varsayımlarımızla belirlenir. Bu egzersizde katılımcılar sarı cipin görülme olasılığına programlandılar...

                                                ....

Örneğin, kazancını ve refahını artıramayan birçok insanın bunu yapamamasının altında yatan en yaygın neden buna inanmıyor olmalarıdır. Sadece onların varsayımlarını dinleyerek hayatta ne kadar para kazanabileceklerini bilebilirim. Kişi bir kere içtenlikle yapabileceğine inanırsa, onun için herşey oluşmaya başlar.

Bolluk, zenginlik ya da sarı cipler;  ne olduğu farketmez; sadece radarınızı olasılığa programlayın yeter.

                                                ....

Uzun süredir varolan inançları değiştirmek kolay değildir çünkü onlar kimliğinizin bir parçası olmuşlardır.

Vizyon ya da gelecek görüntüsü başarılı bir sonla başlar. Eğer kişinin başarı korkusu veya başarısızlık korkusu varsa görselleştirme onu es geçerek başarılı sonucun zihninizde  yer etmesini sağlar. Birşeyin sonunu zihnimizde canlandırmadan, hikayemizin nasıl ve nereye gideceğini bilemeyiz.

Olasılıklarımız görmemize izin verdiklerimizle sınırlıdır.

                                                ....

 

Görselleştirme Sanatı:

Bir vizyonu canlandırmak, olasılığı berraklaştırarak, açık ve esaslı bir amaç haline dönüştürebilir. Vizyon, olasılığa umut verir, biçim ve şekil verir. Onu hikayelendirirken geleceğinizi programlarsınız. Vizyonunuzun size kılavuzluk ettiğini sonra da yaratımın başladığını deneyimlersiniz.

Görselleştirme, vizyonunuzu gerçekleştirmeniz için size ilham kaynağı olur. En başarılı firmalar, her bireyinin aynı evrensel vizyona sahip olduğu organizasyonlardan doğar.

Bu konuda geçerliliği kanıtlanmış bazı presipler şunlardır:

*Kendinize ait bir vizyon oluşturmalısınız.

*Başarı ölçüm kriterleriniz net bir şekilde belirli olmalıdır. (Değişmeyi istemek, yeni bir hayata başlamak, mutlu olmak vb... soyut ve belirsiz hedeflerdir).

* Başarı terimleriniz pozitif olmalıdır.  (Neyi istediğinize ve ne yapacağınıza yönelik olmalıdır; neyi istemediğinize ya da yapmayacağınıza yönelik değil).

*Belirli, basit ve somut olmalısınız.

*Muğlak ve teorik kriterler uygun değildir. Gerçek hayat ve teoriler genelde tutmaz.

*Mümkün olduğunca tüm benliğinizle vizyonunuza ait olun. Tüm varlığınızla, bedeniniz, aklınız, ruhunuzla vizyonu yaşamalısınız.

UYGULAMA: Gerçek bir vizyon canlandırın. Kendinizi, varsayalım bir yıl sonra bir hedefinizi gerçekleştirmiş olarak görün. Bu başarıyı, belli bir zamanda ve yerde, beş duyunuzla deneyimliyor olun. Başarının ve hedeflere ulaşmanın yarattığı enerjinin etkisini hissedin. O sahneyi bütün detaylarıyla canlandırırken bunu içten ve dıştan deneyimleyin. Bütün duyguları hissedin, beş duyunuz devrede olsun, kendinizi dışarıdan da görün ve duyun. Örneğin kendinizi, tüm değer ve ihtiyaçlarınız karşılık bulmuş, istediğiniz parayı kazanmış, takdiri toplamış ve tebrikleri kabul ederken hayal edin vb...

Her günün başlangıcında ve sonunda bu vizyonu biçimlendirmek için birkaç dakika ayırın. Böylece zihninizi başarılı sonuca programlıyor olacaksınız. Bu vizyon bağlantılı hedefleri gerçekleştirmek, yeni bir hayat hikayesi yazmanın ana hatlarını oluşturur, sonra da onu deneyimlemeye başlarsınız.

Planlama ya da hareket için motivasyon şart değildir.  Motivasyonu harekete geçiren vizyondur. Profesyonel atletler bile önce kendilerini spora sürüklerler ve ne zaman harekete geçerlerlerse o zaman motivasyon durumuna geçiş sağlarlar. Harekete geçmek için motive olmayı beklemezler. Egzersiz yapmak için enerjinizin yerinde olmasını beklemek işe yaramaz; aslolan, egzersiz yapma enerjisini elde etmek için egzersiz yapmaktır.

                                                ....

Başarılı ve yaratıcı birkaç kişiye bunu nasıl yaptıkları soruldu. Cevaplardaki ortak söylem şuydu: sadece ve hep bir sonraki şeye hazır oldukları ve ne yaptıklarını ve bunun önemini geriye baktıklarında farkettikleri...Bir yazar da şöyle demişti: Sabah 8.30 ile 12.30 arasında her zamanki gibi masamdaki yerimi alacağım. Yazmaya değer bir ilham yakalarsam kaçırmam.

                                                ....

Bal arılarının neden uçamayacağıyla ilgili aerodinamik olarak kanıtlanmış tam 10 adet sebep vardır. Ama onlar uçabilirler. Bal arıları uçmak için gerçek  ve bilimsel olarak kanıtlanmış tüm engellerini aşmıştır. Daha doğrusu aerodinamik prensipleri aşılacak bir engel olarak görüp bununla mücadele etmek yerine bu gerçekleri yok varsaymış ve programına almamıştır. Bal arısının uçmasına engel olduğu kanıtlanan veriler, onun uçmasına engel olamamıştır.

Bir problemin çözümüne ulaşmak geçmiş duruma bir son getirmekle birlikte, bu tek başına başarılı bir gelecek yaratmaya yetmez. Bal arısı gibi, yaratımınız içseldir ve sizin yolculuğunuzu bu belirler...

                                                ....

 

Gelecek yazıda Görselleştirmenin Bilimi işlenecek.

 

(Kaynak: Alıntı makale: Outsmart Your Brain: An Instruction Manual by David Krueger MD)