İş, Aile ve Kendine Zaman Ayırmak: Denge Mümkün mü?
Bir sabah kahvemi yudumlarken, önümdeki ajandaya baktım ve içimden “Bugün yine nasıl yetişeceğim?” diye geçirdim. İş toplantıları, birikmiş e-postalar, ev işleri ve kendime ayırmam gereken zaman… Hangisini öncelemeliyim? Her birinin ayrı bir önemi var ama gün 24 saat ve enerji sınırsız değil.
Sonra durdum ve düşündüm. Bu dengeyi kurmanın sihirli bir formülü yok ama yıllar içinde bazı şeyleri fark ettim: Önceliklendirme, sınırlar koyma, destek alma ve esnek olma. Bunları hayatıma dahil ettiğimde her şey daha kolay akmaya başladı.
Önceliklendirme: Her Şeyi Yapamam, Ama En Önemlilerini Yapabilirim
Bir dönem her şeye yetişmeye çalışırken kendimi tamamen tükettiğimi fark ettim. İşler hep bitmiyordu, ailemle vakit geçirirken aklım projelerdeydi, kendime zaman ayırmaksa lüks gibi görünüyordu. Oysa her şeyi yapmak yerine, benim için en önemli olanları belirlemek daha etkili bir çözüm oldu.
Günün başında kendime şu soruyu soruyorum: “Bugün gerçekten neyi başarmak istiyorum?” Çoğu zaman bu, uzun bir yapılacaklar listesi değil, birkaç kilit nokta oluyor. Takvimime bakıyorum, gerçekten benim için anlamlı olanlara öncelik veriyorum ve diğerlerini gerektiğinde erteliyorum ya da devrediyorum.
Sınır Koymak: Telefonu Kapattım, Dünya Yerinde Durdu!
İtiraf edeyim, uzun süre planlama yapamadığım için istediği sonuçları alamayan, zamanı verimli kullanamayan biriydim. Bir iş yaparken diğer yandan aklından TO DO listesini sürekli gözden geçiren, anı yaşayamayan ve telefon ya da bilgisayarda kaybolup zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım halde ortaya bir şey çıkarmamış olmak bana çok tanıdık gelen alışkanlıklardı. Ama sonra fark ettim ki, bu şekilde ne işe tam odaklanabiliyor ne de o anın tadını çıkarabiliyordum.
Bunun üzerine sınırlar koymaya karar verdim. Çalışma saatlerimi belirledim ve bitirdiğimde bilgisayarı kapattım. Telefonumu da mümkün olduğunca iş saatleri dışında bir köşeye bırakmaya başladım. İlk başta zorlandım, ama kısa sürede gördüm ki, dünya gerçekten yerinde duruyor! Üstelik ben de kendimi daha huzurlu hissediyorum.
Destek Almaktan Çekinmemek
Her şeyi kendim yapmaya çalıştığım zamanlar oldu. Yardım istemek zayıflık gibi geliyordu. Ama sonra fark ettim ki, kimse her şeye tek başına yetişemez. İşte bu yüzden hem iş hayatımda hem de özel hayatımda destek almaya başladım. İş’te görevleri paylaşmayı öğrendim, evdeyse ailemden ve profesyonellerden destek almayı.
Mesela bir dönem ev işleriyle ilgili her şeyi kendim yapmaya çalışırken çok yorulduğumu fark ettim. Küçük destekler almak hayat kalitemi ciddi şekilde artırdı. Aynı şekilde, iş hayatında da bir ekip arkadaşı edinmek, bana gerçekten önemli olan konulara odaklanma fırsatı verdi.
Esnek Olmak: Her Gün Denge Mükemmel Olmaz, Ama Genel Dengem Önemli
Bazı günler iş daha yoğun oluyor, bazı günlerse kendime daha fazla vakit ayırabiliyorum. Önemli olan, uzun vadede bu dengeyi sağlamak. Kendimi eskisi gibi her gün mükemmel bir denge kurmaya zorlamıyorum. Biliyorum ki, bazı günler planlar altüst olacak, bazı haftalar daha yoğun geçecek. Ama genel olarak baktığımda, kendimi iyi hissediyorsam ve hayatımın her alanına belli bir düzeyde yatırım yapabiliyorsam, bu benim için yeterli.
Sonuç olarak, hayatın içindeki her rolü aynı anda kusursuz bir şekilde yerine getirmek mümkün değil. Ama önceliklendirme yaparak, sınır koyarak, destek alarak ve esnek kalarak, gerçekten önemli olanları ihmal etmeden ilerlemek mümkün. Ve inanın bana, bazen telefonunuzu kapatıp sevdiklerinizle sohbet etmek veya sadece kendiniz için bir kahve molası vermek, sandığınızdan çok daha büyük bir fark yaratıyor.
Sevgiyle,
Didem Şen Pamuk